
UV Lambalarında Hassasiyet Neden Önemlidir?
UV lambaları hakkında konuşurken birçok firmanın “geniş spektrum” ifadesini kullandığını görürsünüz. Biz böyle yapmıyoruz. Bizim için önemli olan, bakteri öldüren UV ışınlarının etkili olduğu 253,7 nm aralığına ulaşmaktır.
Bunu başarmak hiç de kolay değildir. Bu, kuvarsın saflığı ve tüp içindeki maddelerin ne olduğuyla ilgilidir.
Doğru Işığı Elde Etme
Yüksek saflıkta sentetik kuvars kullanmamızın bir nedeni vardır. Eğer cam kirli veya safsızlıklarla doluysa, UV-C ışınları lambadan dışarı çıkmadan önce engellenir. Bu da israf demektir. Ayrıca, ucuz camlar lambanın daha hızlı bozulmasına neden olur. Elektrotlara da dikkat ediyoruz; böylece camın bulanıklaşmasını engelliyor ve lambanın daha uzun süre çalışmasını sağlıyoruz.
Gaz Sorunu
Cıva buharı ile argon arasında hassas bir denge gereklidir. Fazla basınç mı? Lamba çok ısınır. Az basınç mı? Etkisi azalır. Aradığımız mikrovat değerine ulaşana kadar laboratuvarda uzun süre uygulamalar yapıyoruz.
Isı Sorunu
Yüksek yoğunluklu UV lambalarının bir sorunu vardır: Çok ısınırlar. Gerçekten çok! Mümkün olan en yüksek ışınım seviyesini elde etmeye çalışıyoruz, ancak lambanın bu ısıyı kaldırabileceğinden emin olmalısınız. Eğer soğutma sistemi yetersizse, tüpün sıcaklığı artar. Belirli bir noktaya ulaşıldığında ise UV ışınlarının şiddeti azalmaya başlar.
Gerçek Dünya Testleri
Teorik verilere pek önem vermiyoruz. Ürettiğimiz her ürün spektrofotometreden geçirilir. En yüksek dalga boyunu buluyor, karanlık bölgeleri kontrol ediyor ve herhangi bir şey binadan çıkmadan önce elektrotların stabil olup olmadığını denetliyoruz. Böylece, bu lambaları sistemlerinize yerleştirdiğinizde dozajın tutarlı olduğundan emin olabilirsiniz. Tahmin işlemi yok, sadece sonuçlar var.